Tuba Ünsal'dan Paris açıklaması: gözyaşları sel oldu!

Tuba Ünsal, Türk magazin dünyasının yıllardır yakından takip ettiği isimlerden biri. Modellikten oyunculuğa uzanan kariyeriyle onlarca projede karşımıza çıkan Ünsal, özel hayatıyla da gündemden düşmedi. Murat Pilevneli'yle evliliğinden Sare, Mirgün Cabas'la evliliğinden ise Civan Mert adında iki çocuğu bulunan Ünsal'ın son dönemde hayatında iş insanı Emir Ulusoy vardı. İkisi yaklaşık iki yıldır birlikte görünüyordu.
Ancak son bir ay içinde Ünsal'ın hayatında taş üstünde taş kalmadı desek yeridir. Önce Emir Ulusoy ile yollarını ayırdığı haberleri geldi. Derken asıl bomba patlıyordu: Ünsal, iki çocuğuyla birlikte İstanbul'daki düzenini tamamen geride bırakıp Paris'e yerleşmişti.
Başrolde kızı Sare var
Herkes yeni bir aşkın mı yoksa yeni bir projenin mi sürüklediğini merak ederken hikayenin arkasından bambaşka bir neden çıktı. Kızı Sare, Paris'teki Lycée Molière'e kabul edilmişti ve orada tiyatro okuyacaktı. Ünsal, kızının yanında olmak için hiç düşünmeden bu büyük adımı attı; üstelik oğlu Civan Mert'i de yanına aldı, böylece aile Paris'te yeniden bir araya geldi.
Emir Ulusoy ile ayrılığın da bu taşınma kararıyla iç içe geçtiği aktarıldı. İstanbul ile Paris arasında kurulmaya çalışılacak bir ilişkinin getireceği mesafenin çiftin yollarını ayırmasında belirleyici olduğu söylendi. Sonuç olarak Ünsal kısa bir süre içinde hem ilişkisini noktaladı, hem yıllar içinde ördüğü İstanbul düzenini bozdu, hem de çocuklarıyla yepyeni bir ülkede sıfırdan bir hayat kurmaya girişti. Üç büyük değişiklik, tek bir ay.
İlk açıklama ve yüklü bir teşekkür
Günlerdir konuşulan bu taşınmanın ardından Ünsal'dan ilk açıklama da geldi. Sosyal medya paylaşımlarında geride bıraktığı bir ayın kendisi için ne denli yoğun ve duygusal geçtiğini anlattı. Bu yaşadığım bir ayı bir ben, bir gökyüzü bir de gözyaşlarımın aktığı tüm şehirler biliyor diye yazdı. Sare'nin Paris'te tiyatro okuyacağını da ilk kez kendi ağzından duyurduk. Yanında olan insanlara Evrenin tersinin düzüne kafa tuttuğu bu zamanda siz olmasanız ben ne yapardım diyerek teşekkür etti. Satırların arasından mutluluğun yanı sıra epey derin bir duygusallık da akıyordu.
Gözyaşları Paris'e aktı
Asıl yürek sıkıştıran an ise Sare'nin Lycée Molière'deki ilk gününde yaşandı. Yepyeni bir şehir, bambaşka bir okul, öğrenmekte olduğun bir dil... Ünsal'ın anlattığına göre Sare, okulun kapısında annesinin elini sıkıca tutarak Kaçalım anne, bırakma beni dedi. Müdür, Sare ve Ünsal birlikte sınıfa kadar yürüdüler. Sare sınıfa girdi ve Fransızca kendisini tanıttı. O kapı kapandığında ise duygularına hakim olamayan taraf bu kez Tuba Ünsal oldu. O kapı kapandığında gözyaşlarım pıt pıt... Şimdi okul kapısında bekliyorum diye yazdı. Anne olmak böyle bir şey işte; evladının hayalleri için her fedakarlığa katlanırsın ama elleri avucundan kayıp yeni bir hayata adım attığında gözyaşlarını tutamazsın.
Tuba Ünsal Türkiye'yi terk edip Paris'e yerleşti diye basite indirgenebilecek bu haberin arkasında meğer ne derin bir anne-kız bağı yatıyormuş. İlişkisini noktalayıp yılların düzenini bozup çocuklarıyla sıfırdan bir hayat kurmak belli ki hiç de kolay olmadı. Ama tüm bu değişimin merkezinde kızının tiyatro hayallerinin olması, bu hikayeye bambaşka bir anlam katıyor. Lycée Molière'de başlayan yeni macera, Tuba Ünsal ve çocukları için yepyeni bir dönemin kapılarını araladı. Bakalım Paris'te onları daha neler bekliyor.
