MAD TürkiyeMüzik, ünlüler ve popüler kültür
Müzik

Gülşen'in 'İtaat Yok' şarkısı yine ortalığı karıştırdı

via Instagram @gulsen

Gülşen, Türk pop müziğinin hem liste başı hem de tartışma başı ismi olmayı sürdürüyor. Yıllardır sahne kıyafetleri, yaptığı açıklamalar ve şarkılarıyla toplumun sinir uçlarına dokunan şarkıcı, her yeni adımıyla 'bu sefer ne çıkacak?' sorusunu gündemde tutmayı başarıyor. Sevenleri onu cesur ve özgür bir sanatçı olarak tanımlarken eleştirenler, her yeni çıkışını bir sınır ihlali olarak okuyor. İki taraf da onu yakından takip ediyor — bu da, itiraf etmek gerekirse, Gülşen'in en iyi bildiği şey.

Son tartışmanın fitilini 'İtaat Yok' adlı yeni şarkısı ateşledi. Şarkı, adından da anlaşılacağı üzere, alçakgönüllülük yarışmasına katılmak için tasarlanmamış. Sözler, bildiğimiz pop şarkısı kalıplarından epey uzakta seyrediyor: 'Gezdireyim mi seni dudaklarımda? / Yüzdüreyim mi dipsiz sularımda? / Sıkıştırıp kapı aralıklarında. / Aç, aç-aç! Taşarsın her santimime. / Unutmazsın 15 sene.' Bu sözler radyoda ilk çalındığında, pek çok kişi 'n'oluyoruz?' diye sormak zorunda kaldı. Muhafazakâr kesimden tepkiler de gecikmedi.

Tepkilerin en ses getirenini, köşe yazarı Yüksel Aytuğ dile getirdi. Aytuğ, 23 Eylül tarihli yazısında şarkıyla karşılaştığı anı şöyle aktardı: Kızını okula bırakırken radyoda ansızın 'İtaat Yok' çalmaya başlamış, yüzü pancar gibi kızarmış ve kanalı nasıl değiştireceğini bilememiş. Şarkıyı 'erotik film müziği' olarak tanımlayan Aytuğ, Türk pop müziğinin bu noktaya gelmesini sert bir dille sorguladı: 'Şarkı mı yapıyorsunuz yoksa erotik filme fon müziği mi?' diye sordu. Ardından kendi 'Şarkılı Şiirler' albümünü hatırlatıp, edebi derinliği olan bir iş yapmaya çalıştığını ama bu 'pespayelik' ortamında kimsenin yüzüne bakmadığını ekledi. Kişisel bir kırgınlık mı, meşru bir sanat tartışması mı? İkisi de biraz, diyebiliriz.

Şarkı sözlerinin içeriği, radyoda çocukla birlikte yakalandığında insanı gerçekten zor bir anın içine sürükleyebilir — bunu Aytuğ'un yaşadığı o 'kanal değiştirme paniği' oldukça somut biçimde anlatıyor. Öte yandan sanatçının neyi, nasıl anlatabileceği sorusu da yeni değil. Gülşen bu tartışmayı ilk açan değil, büyük ihtimalle son açan da olmayacak. Türkiye'de pop müziğin sınırları zaman zaman mahkeme salonlarında, zaman zaman köşe yazılarında çiziliyor; 'İtaat Yok' da bu tartışmada yeni bir cephe açmış oldu.

Gülşen'in bu şarkıyla ne söylemek istediğini, cesareti mi yoksa sınır tanımazlığı mı sergilediğini herkes kendi değerleriyle değerlendiriyor. Aytuğ'un yazısındaki şaşkınlık ve kırgınlık, toplumun bir kesiminin bu şarkıya verdiği gerçek tepkiyi yansıtıyor. Ama şunu da not etmek gerekir: Gülşen, tam da bu kanalı değiştirme ve yüz kızartma refleksini biliyor olabilir — ve bunu bilerek sahneye çıkıyor olabilir. Bu bizim okuduğumuz, Gülşen'in niyetini bilemeyiz tabii.

Sonuçta 'İtaat Yok', bir kez daha Gülşen'i gündemin zirvesine taşıdı. Şarkı eleştirildi, sözleri defalarca alıntılandı, köşe yazılarına konu oldu. Bütün bunlar olurken şarkı çalmaya devam etti. Çünkü, biliyorsunuz, ona göre itaat yok. Peki sen bu sözler hakkında ne düşünüyorsun: yüzün kızardı mı, yoksa 'tam Gülşen'lik!' mi dedin?

Kamu kaynakları, Wikipedia, YouTube, Instagram ve TikTok'tan alınan bilgilerle.