Kızılcık Şerbeti'nde Nilay Bitmiyor: Diğerleri Nerede Yahu?

Kızılcık Şerbeti'nin beşinci sezonu nihayet başladı ve izleyiciler ilk bölümden itibaren hem heyecanla hem de dikkatli bir gözle ekrana kilitlendi. Çünkü dördüncü sezonun finali bir sürü soruyu yanıtsız bırakmıştı: Kadrodan ayrılan karakterlerin hikayeleri nasıl noktalanacaktı? O büyük boşluklar nasıl doldurulacaktı? Yeni sezonun ilk bölümü bu soruların bir kısmına yanıt verdi; ayrılan karakterlerin akıbetine dair bilgiler aktarıldı, bir nebze nefes alındı. Ama sonraki sahneler yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Nilay'ın Hayaleti Mi Dolaşıyor?
Feyza Civelek'in hayat verdiği Nilay, dördüncü sezonun ardından diziden ayrılan isimler arasında yer aldı. Fiziksel olarak gitmiş olabilir, ama yeni sezonda senaryo sanki bu gerçeği pek de ciddiye almıyor gibi: Karakterler yeni bölümlerde defalarca Nilay'ı hatırlıyor, ona duydukları özlemi açıkça dile getiriyor. Birkaç nostaljik an, anlayışla karşılanabilir elbette. Bir karakterin ardında iz bırakması, iyi yazarlığın göstergesidir. Ama izleyiciler 'birkaç an'ın çok ötesine geçildiğini düşünüyor: Nilay'ın anılması o denli sık ve o denli belirgin ki neredeyse yeni sezondaki varlığı, kadrodaki pek çok aktif karakteri geride bırakır hale geliyor. Bu, nostalji değil; takıntı mı, diye sorulmaya başlandı.
Peki Ya Diğerleri?
Meseleyi daha da dikkat çekici kılan, bu 'Nilay yoğunluğu'nun yanında diğer ayrılan karakterlerin neredeyse görünmez olması. Ceren Karakoç'un canlandırdığı Nursema da dördüncü sezonun ardından kadrodan ayrılan isimler arasındaydı. Doğa, Sönmez ve Mustafa da aynı şekilde. Bu karakterlerin her biri dizinin dokusuna işlemiş, izleyicinin duygusal olarak bağ kurduğu isimlerdi. Ama yeni sezonda bu isimlerin anılma sıklığı, Nilay'ın yanında son derece sönük kalıyor. İzleyiciler bu dengesizliği fark etti ve sormaya başladı: Neden bazı karakterlere veda sahnesinin çok ötesinde senaryo içinde yer açılırken diğerleri neredeyse sessiz sedasız geçiştiriliyor? Dizi yazarlarının kaleme aldığı her sahnede bilinçli ya da bilinçsiz bir tercih yapıldığı ortada; ve bu tercih, seyircinin gözünden kaçmıyor.
Senaryoda Eşitlik Meselesi
İzleyici yorumlarında öne çıkan temel eleştiri şu: Karakterlere senaryoda eşit ölçüde yer verilmiyor. Bu, yalnızca Nilay'ın fazla anılması meselesi değil; aynı zamanda Nursema'nın, Doğa'nın, Sönmez'in ve Mustafa'nın gereğinden az anılması meselesi. Bir dizinin kadrosundan ayrılan karakterlere nasıl veda edildiği, o dizinin hikaye anlayışı hakkında önemli ipuçları verir. Bütün duygusal ağırlık tek bir karakterin üzerine yığılırsa, hem o karakterin mirası yorucu bir tekrara dönüşür hem de diğerlerinin hikayesi haksız biçimde geri planda kalır.
İzleyici Ne İstiyor?
İzleyicilerin beklentisi aslında oldukça net: Bir karakterin gitmesiyle oluşan boşluk, o karakterin adı sürekli anılarak kapatılmaz; o boşluğu dolduracak yeni hikayeler, yeni ilişkiler ve yeni çatışmalarla kapatılır. Nilay'ı her sahnede yeniden anmak, onun yokluğunu daha anlamlı kılmıyor; aksine, hikayenin ileriye değil geriye baktığı izlenimini veriyor. Kızılcık Şerbeti'nin yazar ekibi Nilay'a duyduğu sevgiyi biraz diğer karakterlere de dağıtsa, hem bu karakterlerin hakkı teslim edilmiş olur hem de dizi bir 'geçmiş anma döngüsü'nden kurtularak gerçekten yeni bir sezona adım atmış hissini verir. Yoksa yakında Nilay için sahne başına kota sistemi mi uygulansın tartışması başlar; ve o tartışmayı da izleyiciler açar, emin olun.
