A.B.İ.'de ölümcül oyun başladı: kim kime tuzak kuracak?

A.B.İ. dizisi, her bölümüyle tansiyonu hiç düşürmeyen o nadir yapımlardan biri. Saruhan ve Doğan arasındaki rekabetin bu kadar az dinlenip bu kadar çok kızışması, dizinin ana damarının ne kadar sağlam örüldüğünü gösteriyor. Bir yanda acımasızlığıyla ve sürekli beklenmedik hamleler yapmasıyla öne çıkan Saruhan, diğer yanda rakibini köşeye sıkıştırmaya kararlı Doğan. Bu iki devin arasında kalan, kendi sırlarıyla boğuşan Leyla da cabası. Limanda yaşanan meydan okuma Saruhan'ın zaten kıvılcım halindeki öfkesini adeta bir yangına çevirdi, ortalığı fena karıştırdı. 21. bölüm de tam bu alevlerin ortasına, ateşe benzin dökmeye geliyor.
Saruhan'ın ölümcül tuzağı mı, Doğan'ın sürprizleri mi?
Saruhan, gizemli düşmanını nihayet ortaya çıkarmaya karar vermiş. Bunun için sıradan bir plan değil, bildiğiniz ölümcül bir oyun kuruyor. Adnan'la yapacağı kritik sevkiyatı resmen bir tuzağa dönüştürmüş; hamlesini yaparken karşısındaki adamın bu kez elinden kaçamayacağından emin. Bu özgüven yabana atılacak bir şey değil tabii; Saruhan'ın daha önce de rakiplerine tuzak kurduğu ve çoğunlukla işini bitirdiği biliniyor. Ama bu sefer masa diğer taraftan da oynuyor.
Doğan, Saruhan'ın planına karşı kendi sürprizlerini çoktan hazırlamış durumda. Ortam iyice kızışıyor; resmen satranç tahtası gibi, her iki taraf da vezirini feda etmeye hazır görünüyor. Kimin veziri önce düşecek sorusu bölüm ilerledikçe daha da büyüyor. Bu kez işlerin Saruhan'ın beklediği kadar yolunda gideceğini düşünmek için erken.
Leyla'nın ikili oyunu ve diğer sırlar
Doğan, Leyla'nın Saruhan'la evlenme kararının arkasında başka bir neden olduğuna inanıyor ve gerçeğin peşini bırakmıyor. Bu şüpheyi besleyen de Doğan'ın Murat kimliğiyle Rüya'ya yaklaşması oluyor; bu yaklaşım Leyla'nın geçmişine dair önemli bir çelişkiyi gün yüzüne çıkarıyor. Doğan'ın şüpheleri giderek güçlenirken Leyla'nın asıl amacı bambaşkadır: Doğan'ı yaklaşan sevkiyattan ve Saruhan'ın dünyasından mümkün olduğunca uzak tutmak. Yani Leyla hem Saruhan'ın yanında duruyor hem de Doğan'ı korumaya çalışıyor. Bu dengeyi ne kadar sürdürebilir, orası ayrı muamma.
Saruhan'ın Leyla'nın parmağına yüzük taktığı gece ise iki adam bir kez daha karşı karşıya geliyor. O gergin anlar, o bakışmalar dizinin en iyi sahneleri arasına girmeye aday. Diziyi canlı izleyenler koltuklarından fırlamıştır, söyleyelim.
Sinan sahneye giriyor, Melek ailesiyle barışıyor
Sinan da durur mu hiç? Ferman'ın kendisine kurduğu tuzağın hesabını sormak için direkt Saruhan'ın karşısına dikiliyor. Hancıoğullarının kaybettiklerini geri almaya kararlı olan Sinan'ın Saruhan'ın işlerinin peşine düşmesi, hiç beklemediği bir kapıyı aralıyor. Bu kapının arkasında ne olduğunu şu an bilmiyoruz ama Sinan'ın sahneye bu şekilde girmesi, 21. bölümün yalnızca Saruhan-Doğan savaşına kilitli kalmayacağını gösteriyor. Dizi her cepheden aynı anda ateş açtığında bazen bir karakter diğerinin gölgesinde kalır; Sinan bu kez gölgeden çıkıyor.
Melek ise daha sessiz ama bir o kadar önemli bir adım atıyor: ailesiyle arasındaki mesafeyi ilk kez azaltacak bir hamlede bulunuyor. Bütün bu karmaşanın ortasında bu tür anlara yer açmak, dizinin yalnızca gerilimden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Herkesin bir hesabı var bu dizide, herkes bir şeylerin peşinde; bu kadar karakteri ve olayı bir arada tutmak ayrı bir maharet ister, hakkını yemeyelim senaristlerin.
Beklenmedik tehlikeler ve büyük hesaplaşma
Saruhan'ın ölümcül oyunu harekete geçince Leyla, Doğan'ı korumak için kurduğu planın yeterli olmadığını fark ediyor. Bir yanda Saruhan'ın tuzağı, diğer yanda Doğan'ın karşı hamlesi işlerken kim kimi avlayacak sorusu giderek büyüyor. Asıl şoku ise Adnan patlatıyor: kendisini güvenceye almak için yaptığı gizli hazırlıklar Leyla ile Rüya'yı hiç beklemedikleri bir tehlikenin içine çekiyor. Adnan'dan da ne numaralar çıkıyormuş; dizinin bu karakterini hafife alanlar 21. bölümde epey şaşıracak gibi görünüyor.
Bu bölümden sonra sosyal medyanın yine yıkılacağını şimdiden görmek zor değil. Siz bu savaşta kimin tarafındasınız?
