Kurtlar Vadisi'nin efsane kötüsü bu sefer gerçek adliyede

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011'de Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmayı sürdürüyor. İddianamede üç ağır suç başlığı var: "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "2937 sayılı yasaya muhalefet." Dosya büyüdükçe büyüyor; içine çektiği isimler de giderek beklenmedik bir çeşitlilik kazanıyor.
Son olarak Kurtlar Vadisi dizisinde "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, "tanık" sıfatıyla Silivri Adliyesi'ne gidip ifadesini verdi. Adliye çıkışında gazetecilere kısa bir açıklama yapan Savtak, "Bir oyuncu olarak üzerime düşeni yaptım devletimize karşı." dedi. Savcının sorularına yanıt verdiğini kabul etti; ancak görüşmenin içeriğini kamuoyuyla paylaşmayacağını da net biçimde ortaya koydu: "Onunla yaptığım görüşmem onunla kalacaktır muhakkak."
En merak uyandıran soru ise şu oldu: Savtak, canlandırdığı karakterin gerçek hayatta Kozinoğlu'na dayandığını biliyor muydu? Yanıt tek kelime: "Bilmiyordum." Savtak'ın verdiği açıklamaya göre oyuncular, sözleşme aşamasında rol hakkında kapsamlı bir ön bilgi almıyor. Senaryolar, hem dizi içindeki gelişmelere hem de izleyicinin tepkisine göre şekilleniyor. Bir karakterin gerçek bir kişiyi yansıtıp yansıtmadığını baştan kestirmek, oyuncunun işi değil. Kurtlar Vadisi'ni tüm gücüyle oynadığını söyleyen Savtak, senaryo ekibinin ya da yapımcıların herhangi bir yapıyla bağlantısına ilişkin şüphe taşıyıp taşımadığı sorusuna da olumsuz yanıt verdi: "Bana verilen senaryoda ne yazıyorsa, nasıl aktarmam gerekiyorsa sette ben de oyunculuğumla değerlendirdim." Yani kısacası: sözleşmeyi imzaladı, kameranın önüne geçti, sahneyi oynadı. Bunun ötesi artık başkalarının meselesi.
Savtak bu soruşturma kapsamında tanık koltuğuna oturan ilk Kurtlar Vadisi ismi değil. Daha önce dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti; bu süreçte Kurtlar Vadisi Pusu hakkında da ayrı bir inceleme başlatılmıştı. "Ömer Baba" karakterini canlandıran oyuncu Emin Olcay da daha önce tanık sıfatıyla dinlenmişti. Kurguyla gerçeğin sınırı bu dosyada oldukça sık sorgulanıyor.
Soruşturmanın ilk operasyonuna bakıldığında, olay tarihinde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bunlardan 1'i tutuklanırken 9'u serbest bırakıldı; bir şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında olduğu tespit edildi. İkinci aşamada 1 muhabir, 1 kameraman ve 7 sağlık çalışanı olmak üzere 9 kişi daha gözaltına alındı. Hakim, muhabirin de aralarında olduğu 3 kişiyi tutukladı; kameramanın da aralarında bulunduğu 6 kişi ise adli kontrol altına alındı.
Olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile dönemin vardiya amiri Kazım Beyke hakkında adli kontrol uygulanırken ambulans şoförü Süleyman Kaba, jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. FETÖ kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan Enver Altaylı da ifadesinin alınmasının ardından hakimlikçe tutuklandı.
Başsavcılığın talebiyle Kozinoğlu'nun fethi kabir işlemi de gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı yeniden incelediğini, gizlilik kararı alındığını ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için özel bir soruşturma ekibi kurulduğunu duyurmuştu. Soruşturma sürüyor.
