MAD TürkiyeMüzik, ünlüler ve popüler kültür
Eğlence

Hayal Köseoğlu'ndan bomba itiraf: Twitter bağımlısıyım!

via Instagram @hayalkoseoglu

Dobra açıklamaları ve iddialı stiliyle adından sıkça söz ettiren Hayal Köseoğlu, dijital dünyanın fırtınalı denizinde sürüklenmekten kendini alamadığını itiraf etti. Ama bu sıradan bir "ekrana çok bakıyorum" itirafı değil; içinde hepimizin kendinden bir şeyler bulacağı, biraz gülümseten, biraz düşündüren cinsten.

Dedektif Hayal iş başında

Köseoğlu, sosyal platformlar arasında özellikle X'te (eski adıyla Twitter) geçirdiği zamanı kontrol edemediğini ve buranın adeta bir bağımlılığa dönüştüğünü açıkça söyledi. Yani günün sonunda ekrana bakıp "Bir daha girip çıkacağım" diyenlerden, ama bir türlü çıkamayanlardan. Kulağa tanıdık geliyor, değil mi?

Peki ya olumsuz yorumlarla başa çıkma yöntemi? İşte asıl orada dedektif filmi başlıyor. Birileri ona kötü bir şey mi söyledi? Hırs yapıp cevap vermek ya da büyük oyuncu edasıyla umursamazlıktan gelmek yerine, soluğu doğrudan o kişinin profilinde alıyor. Geçmiş paylaşımları tek tek mercek altına alıyor; ama aradığı şey suç delili değil, iyi şeyler.

"İyi dediği şeylere bakıp kendimi teselli ediyorum"

Köseoğlu bu yöntemi kendi ağzından şöyle anlattı: "Ben tam bir Twitter bağımlısıyım. Bana kötü bir şey söyleyen bir insan olduğunda hemen profiline giriyorum. Başka şeyler hakkında söylediği iyi, güzel şeyleri arayıp onlara bakıyorum."

Durun bir dakika. Yani biri "Sen ne biçim oyuncusun?" dese, o kişi başka bir gönderide "Ah şu sonbahar yapraklarının güzelliği!" yazmışsa, Hayal oradan bir umut ışığı devşirip içini rahatlatıyormuş. Klavyenin başındaki eleştirmenin aslında tam bir canavar olmadığını, kendine kanıtlamaya çalışıyormuş. Sahte bir psikolojik savunma mekanizması mı, yoksa gerçek bir empati arayışı mı? İkisi de diyebilirsiniz — ama her ikisi de son derece insani.

Bu bağımlılık neden bu kadar tanıdık?

Sosyal medya, özellikle X, anlık tepkilerin ve keskin yorumların adresi. Gündemin nabzını tutmak için harika görünse de bir süre sonra herkesi o meşhur sonsuz kaydırma döngüsüne sürüklüyor. Kamuya mal olmuş, her adımı merak edilen bir isim için bu durum çok daha zorlayıcı; güzel yorumlar kadar acımasız eleştiriler de kaçınılmaz ve her ikisi de tam ekranda, gözün önünde.

Hayal'in yöntemi ise pek çok ünlünün alışılmış "Ben yorumları okumuyorum" söyleminden çok daha gerçekçi ve insani. O da hepimiz gibi kötü yorum bırakan kişinin aslında o kadar da zalim biri olmadığını kendine kanıtlama çabasında. Profili karıştırmak, insanı ayrıştırmak demek bir bakıma — "Bu kişi sadece benden hoşlanmıyor, yoksa kötü biri değil" demek. Bu küçük ama çarpıcı fark, dijital dünyanın ne kadar toksikleşebildiğini gösterirken insan doğasının ne kadar kırılgan ve bir o kadar da yaratıcı olduğunu da ortaya koyuyor.

Üstelik Köseoğlu'nun bu açıklığı da ayrıca not edilmeli. Pek çok ünlü, sosyal medyayla ilişkisini "sağlıklı" ve "mesafeli" göstermeye çalışırken Köseoğlu tam tersini yapıp "Ben bağımlıyım ve şunu yapıyorum" diyor. Dobra duruş, sahnede de sosyal medya sohbetinde de devam ediyor.

Peki, sen de Hayal gibi kötü yorum görünce soluğu profilde alanlardan mısın, yoksa büyük bir kararlılıkla telefonu yüzüstü bırakıp yola devam edenlerden mi? Cevabın ne olursa olsun, yargılamıyoruz — ama profilini incelemeye hazırız.

Kamu kaynakları, Wikipedia, YouTube, Instagram ve TikTok'tan alınan bilgilerle.