Brad Bird'den beklenen hamle: Ray Gunn'dan ilk fragman geldi

Animasyon dünyasının altın çocuğu Brad Bird, ismiyle müsemma işlere imza atmış bir yönetmen. Pixar'ın şaheserlerinden The Incredibles ve Ratatouille gibi filmlerle sadece çocukları değil, yediden yetmişe herkesi ekran başına kilitleyen, eleştirmenlerden tam not alan yapımların arkasındaki beyin o. Bird, hem hikâye anlatımında hem görsel şölen yaratmada çıtayı hep yüksek tutmuş; animasyonun bir sanat formu olduğunu defalarca kanıtlamış bir isim.
Şimdi gelelim asıl bombaya: Bird'ün neredeyse kariyerinin başından beri hayalini kurduğu projesi Ray Gunn'dan ilk fragman nihayet paylaşıldı. Bilimkurgu ile kara filmin buluşmasını vadeden bu yapım, daha şimdiden beklenti çıtasını epey yükseltti.
Metropia: Uçan arabalar, hologramlar ve karanlık sırlar
Ray Gunn, bizi insanların ve uzaylıların bir arada yaşadığı alternatif bir gelecekteki dev metropol Metropia'ya götürüyor. 1939 estetiğinden ilham alan bu şehir, uçan otomobilleri, devasa hologramları ve gökdelenleriyle göz kamaştırıyor. Bir yanda eski Hollywood'un kendine has şıklığı, diğer yanda geleceğin teknolojisi… Ama tabii her gösterişli şeyin bir karanlık yüzü vardır: Metropia'nın pırıltılı cephesinin arkasında cinayet, yolsuzluk ve suçun hüküm sürdüğü çok daha derin bir düzen var.
Hikâyenin merkezinde, tüm bu teknolojik imkânlara rağmen eski usul yöntemlerinden vazgeçmeyen özel dedektif Raymond Gunn yer alıyor. Karakteri seslendiren isim, o eşsiz yorumuyla Sam Rockwell. Gunn'a ise tek gözlü uzaylı ortağı Eye-Ra eşlik ediyor; bu karakterin sesini efsanevi müzisyen Tom Waits veriyor. Bu ikili bir araya gelince filmin atmosferinin nereye ulaşacağını varın siz düşünün.
Yıldızlar geçidi ve Brad Bird'ün aşk projesi
Gunn'ın soruşturması, Metropia'nın en tanınmış yıldızlarından Venus Nova'nın dahil olduğu bir olayla bambaşka bir boyut kazanıyor. Kariyerini ve hayatını tehdit eden bir skandalla karşı karşıya kalan Nova, Gunn'ı cinayet, uzaylılar ve şehrin yeraltı dünyasına uzanan bir soruşturmanın içine çekiyor. Bu güçlü karakteri seslendiren isim Hollywood'un büyük yıldızlarından Scarlett Johansson. Sam Rockwell, Tom Waits ve Scarlett Johansson… Resmen yıldızlar geçidi var filmde; bu seslendirme kadrosu bile tek başına izlemek için yeterli sebep.
Ray Gunn fikrinin geçmişi Bird'ün kariyerinin ilk dönemlerine, ta 1989'a kadar uzanıyor. Yönetmen, projeyi o yıl yapılan Peter Gunn filmi için hazırlanan bir fragmandan esinlenerek geliştirmeye başlamış. 1990'larda Turner Feature Animation tarafından hayata geçirilmesi planlanmış; ancak Bird'ün The Iron Giant üzerinde çalışmaya başlamasıyla proje rafa kalkmış. Gerçek aşklar bitmez derler ya: Bird, 2021'de Skydance Animation ile anlaşarak projeyi küllerinden yeniden doğurdu. Bu süreçte eski dostu John Lasseter ile de bir araya gelindi; Lasseter filmde yapımcı olarak görev alıyor. Senaryoyu Bird, Matthew Robbins ile birlikte kaleme aldı; Lisa Beroud, David Ellison ve Dana Goldberg da yapımcılar arasında yer alıyor. Animasyonu ise Skydance Animation üstleniyor.
Bird'ün bu projeye olan inancının en somut göstergesi belki de şu: Yönetmen, 2028'de vizyona girmesi planlanan Incredibles 3 projesindeki görevinden ayrılarak tüm odağını Ray Gunn'a verdi. O koltuk daha sonra Peter Sohn'a geçti. Yönetmenin daha önce projeyi The Maltese Falcon ile Buck Rogers karışımı olarak tanımladığını da hatırlatalım; neo-noir ve retro bilimkurgunun bu bileşimi, fragmanda kendini bütün ihtişamıyla gösteriyor.
Film 4 Aralık'ta seçili sinemalarda sınırlı 70 mm gösterimle izleyiciyle buluşacak. Ardından 18 Aralık'ta Netflix kütüphanesindeki yerini alacak. Hem o büyük perdede eşsiz 70 mm deneyimi, hem de evin konforunda tekrar tekrar izleme fırsatı… Brad Bird'ün bu tutku projesinin uzun bekleyişe değeceğinden şüphe duymak güç.
