Sümeyye Aydoğan Yeraltı'nın Sultan'ı ile geri dönüyor

Yeraltı dizisi, ilk sezonunun ardından büyük bir merakla beklenen ikinci sezonuyla 7 Ekim akşamı ekranlara dönüyordu. Sümeyye Aydoğan, sete geri dönme sürecini anlatırken hem başarısı kanıtlanmış bir işe dönmenin verdiği güveni hem de yeni hikâyeler ve karakterlerin evrileceği noktalar nedeniyle ilk günkü heyecanını hissettiğini belirtti. Kamera açıldığında içindeki o küçük heyecanı korumak istediğini söyleyen oyuncu, yeni sezonun getirdiği belirsizliklerin kendisini beslediğini ifade etti.
Sümeyye Aydoğan, dizide canlandırdığı Sultan karakterini zeki ve kontrollü, ancak bu kontrolün altında oldukça duygusal bir kadın olarak tanımlıyor. Karakteri ilk okuduğunda gücünü sertliğinden aldığını düşündüğünü ancak oynadıkça bu gücün aslında ailesine olan bağlılığından, sevgisinden ve koruma içgüdüsünden geldiğini fark ettiğini anlattı. Oyuncuya göre Sultan'ın en dikkat çekici özelliği, güçlü olmak için duygularından vazgeçmiyor oluşu.
Sultan'ın gücü ve kontrol tutkusu
Sultan'a ara verip yeniden dönmek, Aydoğan'a karakterin yürüyüşünü, bakışını ve konuşma şeklini özlediğini fark ettirdi. Kostümü yeniden giydiğinde, uzun zamandır görmediği bir arkadaşıyla buluşmuş gibi hissettiğini belirten oyuncu, karakterin reflekslerinin zamanla bedenine yerleştiğini söyledi. Hanoğlu ailesinin finansını yöneten ve dengeleri belirleyen Sultan'ın gücünün konumundan değil, tamamen kendi karakterinden geldiğini savunan Aydoğan, Sultan'ın gözlemleme, düşünme ve risk alma yetenekleri sayesinde gücü elinden alınsa bile söz sahibi olmaya devam edeceğini düşünüyor.
Karakterin hikâyesindeki en şaşırtıcı nokta ise hayatının kontrolünü elinde tuttuğuna inanan bir kadının, planlarının bir anda değişmesi oldu. Sultan'ın nişanlısı yerine abisinin hayatına giren ve geçmişi sırlar dolu olan Haydar Ali ile evlilik yoluna girmesi, Aydoğan'a göre Sultan'ı en çok zorlayan durumdu. Oyuncu, Sultan'ın asıl zorlandığı şeyin değişimin kendisinden ziyade, kontrol edemediği bir değişimin içine düşmek olduğunu vurguladı.
Farklı dünyalar ve set arkadaşlığı
Sümeyye Aydoğan, NOW ekranlarında yer aldığı Taçsız Prenses, Gaddar ve Yeraltı projelerinin kendisinde farklı etkiler bıraktığını belirtti. Taçsız Prenses'in daha kırılgan ve içten yanlarını, Gaddar'ın sert ve karanlık taraflarını araştırma isteğini, Yeraltı'nın ise kadınlık, güç ve kontrol üzerine olan yönlerini ortaya çıkardığını söyledi. Her karakterin kendisinde daha önce bakmadığı bir odayı açtığını belirten oyuncu, oyunculuğun en sevdiği yanının bu olduğunu ifade etti.
Taçsız Prenses'ten tanıdığı İsmail Hacıoğlu ile Yeraltı'nda yeniden bir araya gelmenin avantajlarına değinen Aydoğan, deneyimli bir oyuncuyla çalışırken kendisini çok güvende hissettiğini ve bu durumun ona özgürlük tanıdığını söyledi. Zamanla birbirlerinin oyunculuk dilini çözdüklerini ve artık sahneler içinde çok fazla konuşmadan birbirlerini anlayabildiklerini belirtti.
Merak ve disiplin dengesi
Kariyerinde "Evet, artık gerçekten oyuncuyum" diyebileceği bir anı tam olarak hissetmediğini söyleyen Sümeyye Aydoğan, her işe yeniden bir şey bilmiyormuş gibi başlamayı sevdiğini belirtti. "Oldum" dediği noktada merakın biteceğini düşündüğünü, bu yüzden öğrenmeye, şaşırmaya ve zorlanmaya hâlâ ihtiyaç duyduğunu anlattı. Ailesinden aldığı disiplin ve iradeyle çalışma prensibinin kötü günlerde ona destek olduğunu ancak onu asıl ayakta tutan şeyin merak duygusu olduğunu söyledi. Bir sahneyi farklı nasıl oynayabileceğini veya karakterin ne sakladığını düşünmenin kendisini beslediğini ifade eden Aydoğan, dansın ise ona kontrol kadar bırakmayı da bilmeyi öğrettiğini paylaştı.
