Serhat Kılıç'ın cenazesindeki İlker Ayrık gizemi: küslük mü, Avustralya mı?

Seksenler, Öğretmen, Söz, Kirli Sepeti, Maraşlı, Tetikçinin Oğlu, Gassal, Mehmedler: Fethiler Sultanı… Bu listeyi okurken muhtemelen her yapımda Serhat Kılıç'ın oturduğu sahneyi, söylediği repliği ya da attığı bakışı gözünüzde canlandırdınız. Türk ekranının en üretken, en tanıdık ve bir o kadar da değer bilinmez oyuncularından biriydi. 5 Eylül günü o isim, herkesin haberi olmadan hayata gözlerini yumdu.
Vefatı duyulduğunda ekran başında donup kalanların sayısı hiç az olmadı; çünkü Kılıç öyle bir oyuncuydu ki bir dizide yoktu diyemezsiniz, mutlaka bir kare vardı. İşte tam da bu yüzden yokluğu gerçek gelmedi.
Peki o sabah neler yaşandı? Perşembe gününden beri Kılıç'tan haber alamayan kız arkadaşı Özlem E. (50), endişesini daha fazla üstüne yıkamadı ve elindeki yedek anahtarla eve girdi. Kılıç'ı salondaki tekli koltukta hareketsiz, nefes almaz ve vücudu soğumuş halde bulan Özlem E., 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradı. Adrese Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleriyle sağlık görevlileri sevk edildi. Yapılan kontrol sonucunda Kılıç'ın hayatını kaybettiği tescil edildi. Polis uzun süren incelemelerini tamamladıktan sonra cenaze, Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
Törene gelince: Birlikte çalıştığı oyuncu arkadaşları ve dostları onu son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kılıç, Ankara'daki Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi. Uzun yıllar boyunca verdiği her karaktere ayrı bir renk, ayrı bir doku katan biri için güzel bir uğurlamaydı.
Ama dikkatli gözler bir ismin eksikliğini hemen fark etti: İlker Ayrık yoktu. Seksenler'de uzun yıllar omuz omuza çalıştıkları bilinen iki isim söz konusu olunca bu yokluk, sosyal medyada anında büyüdü ve spekülasyon makinesine döndü. İkili arasında küslük mü vardı? Tartışma, törenden çok önce başlamıştı bile.
Cevabı, Seksenler'in bir diğer tanıdık yüzü Şoray Uzun verdi. Önceki gün katıldığı bir ödül töreninde konuyu açan Uzun, küslük iddiasını tek bir cümleyle tarihe gömdü: "Avustralya'daydı, dünyanın bir ucundaydı, küslük yoktu." Önceden planlanmış bir programı ve satılmış biletleri bulunan Ayrık, cenaze törenine bu nedenle katılamadı. Bazen hayat gerçekten sadece yanlış bir zamanlama meselesi; ne tartışma, ne kırgınlık — sadece coğrafya ve daha önce satın alınmış uçak bileti.
En azından bu kez gereksiz dedikodular kısa sürdü ve mesele aydınlandı. Kılıç, onu tanıyanların sevgisiyle ve sette paylaştığı arkadaşlarının eşliğinde uğurlandı. Huzur içinde uyu, Serhat Kılıç.
