MAD TürkiyeMüzik, ünlüler ve popüler kültür
Eğlence

Netflix'in canavarı zirveye çıktı ama tadı damağımızda kalmadı

Pexels

Netflix'in suç antolojisi Canavar serisi, 2022'deki ilk halkasıyla platformun tarihine geçmişti. Canavar: Jeffrey Dahmer'ın Hikayesi, yayına girdiği ilk dört günde 196,2 milyon saat izlenmişti; bu rakam bugünkü hesaplama yöntemiyle yaklaşık 22,3 milyon izlenmeye karşılık geliyor. Dizi, tüm zamanların en çok izlenen İngilizce yapımları listesinde hâlâ yedinci sırada yer alıyor. Ryan Murphy'nin imzasını taşıyan bu antoloji, gerçek suç hikayelerini dramatize ederek hem merak duygusunu hem de ahlaki sorgulamayı ekran başına taşıyan bir format kurdu. Her yeni sezon, o ilk sarsıcı başarının gölgesinde şekilleniyor — ve bu gölge, zamanla daha uzun, daha soğuk bir hal alıyor.

Seri, 2024'te Canavarlar: Lyle ve Erik Menendez'in Hikayesi ile devam etmişti; o sezon ilk dört gününde 12,3 milyon izlenmeye ulaşmıştı. 2025'teki Canavar: Ed Gein'in Hikayesi ise platforma giriş yaptığı ilk üç gününde 12,2 milyon kez izlendi. Yani ilk sezonun yarattığı büyük dalga zamanla yerini daha sakin sulara bırakmış durumda. Tüm sezonların toplamına bakıldığında serinin yaklaşık 170 milyon izlenmeye ulaştığı görülüyor; bu küçük bir rakam değil, ama trendin yönü tartışılır.

17 Eylül'de yayına giren Canavar: Lizzie Borden'ın Hikayesi de ilk dört gününde 12,2 milyon izlenmeyle Netflix listesine bir numaradan girdi. Kulağa iyi geliyor, değil mi? Ancak bir ayrıntı var: Bu sezon, Ed Gein sezonundan bir gün daha uzun süre erişimde olmasına rağmen aynı izlenme sayısına ancak yetişebildi. Yani hız düşüyor, momentum zayıflıyor. Serilerin doğası gereği bu tür bir yavaşlama beklenir; ama dördüncü sezonda bu kadar belirgin hale gelmesi, platformun büyük yapımlarda izleyici kitlesini koruma konusunda yaşadığı genel sorunu serinin kendi içinde de gözler önüne seriyor.

Peki bu sezonda kim var, ne anlatılıyor? Sekiz bölümden oluşan dördüncü sezon, 1892'de Massachusetts'te ailesinden iki kişiyi baltayla öldürmekle suçlanan ancak yargılama sonucunda beraat eden Lizzie Borden'ın hikayesini konu alıyor. Gerçek suç, gerçek belirsizlik — Borden vakası bugün hâlâ tartışmalı; mahkeme beraat kararı verse de cinayetleri kimin işlediği sorusu yanıtsız kalmaya devam ediyor. Bu tür bir hikayenin ekranda ne kadar gerilim yaratabileceği, senaristin ve oyuncu kadrosunun omuzlarında duruyor.

Kadroya bakıldığında isimlerin hiç de küçük olmadığı görülüyor. Başrolde, ünlü oyuncular Warren Beatty ve Annette Bening'in kızı Ella Beatty var; henüz 26 yaşında ve bu, kariyerinin yalnızca üçüncü projesi. Lizzie'nin babası rolünde Charlie Hunnam, üvey annesi rolünde Rebecca Hall yer alıyor. Lizzie'nin kız kardeşini Billie Lourd, evin hizmetçisi Bridget "Maggie" Sullivan'ı ise Vicky Krieps canlandırıyor. Kâğıt üzerinde güçlü bir kadro, sinema tarihinin köklü isimlerinden gelen genç bir yıldız ve kanıtlanmış bir format — yine de bu denklemin sonucu beklenen çarpmayı vermedi.

İzleyici ve eleştirmenler oy kullandı; sonuç pek de parlak değil. Rotten Tomatoes'taki eleştirmen puanı, 20 inceleme üzerinden yüzde 40'ta kaldı. 250'den fazla doğrulanmış kullanıcı değerlendirmesine dayanan izleyici puanı ise yüzde 37 oldu. Eleştirmenler her şeye burun kıvarır argümanı burada pek işe yaramıyor; izleyicinin puanı eleştirmenlerinkinden daha düşük. Bu, yapımın geniş kitlede de karşılık bulamadığını gösteriyor.

Neden? Belki Jeffrey Dahmer sezonunun yarattığı beklenti çıtası artık aşılamaz bir yüksekliğe çekildi. Belki bazı gerçek suç hikayeleri, ne kadar güçlü bir kadroyla işlenirse işlensin, televizyon gerilimine dönüşmekte direnç gösteriyor. Belki de dördüncü sezonda artık sürpriz yok; formatın kendisi tanıdık, ritim kestirilebilir hale geldi. Antolojinin bir sonraki durağı bu soğuk duşun faturasını ödeyecek mi, yoksa seri adından başka bir şeyi hatırlatmaz hale mi gelecek? Bu sorunun cevabı şimdilik izleyici elinde.

Kamu kaynakları, Wikipedia, YouTube, Instagram ve TikTok'tan alınan bilgilerle.