Güllü davasında yeni ses kayıtları: keşif ekibine o gece nasıl anlatıldı

Şarkıcı Güllü, 26 Eylül'de Yalova'daki evinin 6. katından düşerek hayatını kaybetti. Olay, kamuoyunda derin bir şok yarattı; zira Güllü yalnız değildi: o gece evde kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve Tuğyan'ın arkadaşı Sultan Nur Ulu da bulunuyordu. İkisi de o gecenin tek tanıkları.
Soruşturma başladığında tablo hızla ağırlaştı. Kızı Tuğyan Ülkem Gülter, "tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek" suçlamasıyla tutuklandı. Olayın tek görgü tanığı olduğu belirtilen Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Dava, şüpheli bir düşme mi yoksa başka bir şey mi sorusunu yanıtsız bırakırken yetkililer soruşturmayı titizlikle sürdürdü.
Geçtiğimiz günlerde kamuoyunun dikkatini çeken bir gelişme daha yaşanmıştı: Sultan Nur Ulu savcılıkta ifade verirken, Tuğyan'ın Güllü'yü ittiği anı canlandırdığı görüntüler ortaya çıkmıştı. Bu görüntüler, soruşturmayı kamuoyu nezdinde bambaşka bir boyuta taşıdı.
Şimdi soruşturmanın bir başka aşamasına ait kayıtlar gün yüzüne çıktı: Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun keşif ekibine o geceyi adım adım anlattıkları ses kaydı ve görüntüler.
O gece evde neler oldu?
Kayıtlara göre yetkililer, Güllü'nün düşmesinden önce odada müzik çalınıp çalınmadığını ve oradakilerin dans edip etmediğini soruyor. Tuğyan'ın yanıtı net: "Buradaydık, üçümüz birlikte oynuyorduk. Annem de buradaydı." Annesinin o sırada Sultan'ın elini tuttuğunu da ekliyor.
Yetkililer bir adım daha ilerleyerek "Sen bir bırak lafı ettin mi?" diye soruyor. Hem Tuğyan hem de Sultan "Hatırlamıyorum" diye yanıtlıyor. Sultan ise ayrıntı ekliyor: kendisinin "bilmiyorum" demesi üzerine Güllü'nün onu bıraktığını söylüyor.
Burada önemli bir nokta var: Tuğyan, annesinin dans ederken oynadığını "net" olarak hatırladığını söylüyor. Ama annesinin o odada pencereye nasıl yöneldiğini, hangi anda camın önüne geçtiğini hatırlamıyor. Bu boşluk, sorgunun tam merkezinde duruyor.
'Sesi duydum, döndüm, annem yoktu'
Tuğyan'ın keşif ekibine aktardığı kritik an şu: yüksek bir ses duyuyor, o sese tepki olarak dönüyor ve annesi artık orada değil. "Sesi duyduk, çok yüksek bir ses, sesi duymayla döndüm ve annem zaten yoktu" diyor. Arkasından eklediği cümle ise o karmaşayı gözler önüne seriyor: telefonu almak ile koşmak neredeyse aynı anda gerçekleşmiş, bu anı "çok net" hatırlıyor.
Yetkilinin "Döndüğünde ne gördün?" sorusuna verdiği yanıt ise tablonun en çarpıcı kısmı: "Döndüm, annemi gördüm mü görmedim mi orası yok. Ama annemin söylediklerini hatırlıyorum. Affedersiniz küfürü hatırlıyorum."
Bazı şeyleri net hatırlıyor, bazılarını hatırlamıyor. Yetkililer de tam bu tutarsızlıkların peşinde.
Camın önündeki poşet
Keşif sırasında dikkat çeken bir ayrıntı daha vardı: camın önünde bir poşet. Yetkililer bu poşetin o gece orada olup olmadığını soruyor. Tuğyan'ın yanıtı belirgin: poşet, kendileri eve geldiklerinde zaten oradaydı; ama annesinin hayatta olduğu sırada o noktada bulunmuyordu. Üstelik Tuğyan, kendilerinden sonra eve başkalarının girdiğini de söylüyor.
Bu ifade, hem poşetin varlığını hem de o gece eve kimin girip çıktığı sorusunu soruşturmanın gündemine taşıyor.
Soruşturma sürmektedir.
