MAD TürkiyeMüzik, ünlüler ve popüler kültür
Eğlence

Evden Çıkmadan Partilemek mi? Bruce Willis'in 'Suretler' Filmi Günümüzü 15 Yıl Önce Anlatmış

Sinema dünyasının aksiyon ve bilim kurguyla iç içe geçmiş yollarında dolaşırken, öyle filmler çıkar ki kurgusuyla, kadrosuyla "Vay be!" dedirtir. İşte Jonathan Mostow'un yönetmen koltuğunda oturduğu, senaryosunu Michael Ferris ve John Brancato ikilisinin kaleme aldığı Suretler de tam olarak öyle bir film.

Mostow'un adını duyunca aksiyon severlerin zihninde hemen Terminator 3: Makinelerin Yükselişi canlanır, değil mi? Senaristler Ferris ve Brancato da Terminator 3'ün ardındaki beyinler. Bu üçlünün bir araya gelmesi, Suretler'in sıradan bir bilim kurgu olmadığını daha en başından fısıldıyor kulağımıza. Filmin başrolünde ise Bruce Willis var. Yani kısaca, beklentilerimiz çıtayı Everest'e çıkarmış durumda diyebiliriz.

Robot dedikleri insan, insan dedikleri robot mu?

Suretler bizi, FBI ajanları Greer ve Peters'ın peşine takılıp bir üniversite öğrencisinin gizemli ölümünü araştırdığı distopik bir geleceğe götürüyor. Ama bu cinayet sıradan bir vaka değil; kurbanın, tüm dünyayı kasıp kavuran suret olgusunun yaratıcısıyla bağlantısı olduğu ortaya çıkıyor.

Şimdi gelelim bu suret mevzusuna. Düşünsenize, evinizin konforundan ayrılmadan, belki de pijamalarınızla koltukta yayılırken, dışarıdaki tüm hayatı yaşayabiliyorsunuz. Nasıl mı? Kendinizin kusursuz, sağlıklı, güzel görünümlü ve uzaktan kumandalı robot versiyonlarıyla! Siz evde oturuyorsunuz, suretiniz işe gidiyor, partilere katılıyor, hatta arkadaş ediniyorsunuz. Sanki "hayatımı evden yönetsem ne güzel olurdu" diye düşünen herkesin iç sesi bir film olmuş gibi. Bu makineler insanların yerine geçiyor, böylece herkes evinin rahat ve güvenli ortamından dışarıdaki hayatı yaşıyor.

Filmin ana meselesi, bu konforlu ama bir o kadar da tüyler ürpertici sistemde bir terslik çıkmasıyla başlıyor. Bir suretin öldürülmesi, sadece bir robotun hasar görmesi anlamına gelmiyor; işin içinde çok daha derin, çok daha insanı ilgilendiren şeyler var. Ajan Greer ve Peters, bu suret imparatorluğunun arkasındaki karanlık sırları çözmeye çalışırken, biz de "Acaba bir gün bu kadar izole yaşar mıyız?" diye düşünmeden edemiyoruz. Film, gerçek hayat ile sanal gerçeklik arasındaki o ince çizgiyi sorguluyor: dış dünyadan kopmak bizi gerçekten mutlu eder mi, yoksa sahte bir mutluluk balonunun içinde mi bırakır?

Kadroya bak, taş gibi!

Bruce Willis, Radha Mitchell ve Rosamund Pike'tan oluşan kadro, filmin hem aksiyonunu hem de atmosferini taşıyor. Böyle bir üçlü bir araya gelince, ekranın enerjisi de buna göre şekilleniyor.

Ama 10 üzerinden 6.3'lük IMDb puanı, filmin bazı izleyicilerde "bir şeyler eksik kaldı" hissi yarattığını gösteriyor. Belki de bu kadar büyük bir potansiyele sahip bir konu için daha derinlemesine bir karakter gelişimi ya da daha twistli bir final bekleniyordu.

Peki, izlenir mi?

Suretler, distopik bir bilim kurgu olmasının yanı sıra günümüz dünyasının en büyük tartışma konularından birine parmak basıyor: teknoloji bağımlılığı ve gerçeklikten kaçış. Evden çalışmanın, evden yaşamanın tavan yaptığı şu günlerde, film bize "Evinizden çıkmadan hayatı yaşamak ister misiniz?" diye soruyor. Cevap evetse, buyurun.

Eğer iyi bir aksiyon, düşündürücü bir bilim kurgu ve güçlü bir kadroyu bir arada arıyorsanız, Suretler tam size göre. Popcornunuzu kapın, kendinizi koltuğa atın ve geleceğin olası distopik senaryolarına bir göz atın. Ama dikkat edin, izlerken kendi suretinizi sipariş etme isteğiniz kabarabilir!

Kamu kaynakları, Wikipedia, YouTube, Instagram ve TikTok'tan alınan bilgilerle.